Arabuluculuk Nedir?

Arabuluculuk; tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıklarında, bağımsız ve tarafsız bir üçüncü kişinin yardımıyla uyuşmazlığı müzakere etmelerine ve kendi çözümlerini oluşturmalarına imkân veren alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir.

Arabulucu hâkim veya hakem değildir. Taraflardan hangisinin haklı olduğuna karar vermez, delilleri değerlendirerek hüküm kurmaz ve taraflardan birini belirli bir sonucu kabul etmeye zorlayamaz. Arabuluculukta uyuşmazlığın nasıl çözüleceğine taraflar karar verir.

Tarafların kendi çözüm seçeneklerini oluşturamadıklarının ortaya çıkması hâlinde arabulucu çözüm önerisinde bulunabilir. Ancak bu önerinin kabul edilmesi zorunlu değildir.

Arabuluculuk yalnızca dava açılmasını önleyen bir prosedür olarak görülmemelidir. Özellikle iş, ticaret, tüketici, banka ve finans, sigorta, kira ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında tarafların hukuki talepleri yanında ekonomik menfaatleri ve gelecekteki ilişkileri de dikkate alınarak daha esnek çözümler oluşturulabilir.

Arabulucu Tarafsız ve Bağımsızdır

Arabulucu uyuşmazlığın taraflarından herhangi birinin temsilcisi değildir.

Süreci tarafsız ve bağımsız biçimde yürütür, tarafların birbirlerini dinleyebilecekleri ve taleplerini müzakere edebilecekleri bir ortam oluşturur.

Arabulucu bir taraf adına pazarlık yapamaz, o tarafın hukuki stratejisini belirleyemez veya diğer tarafa karşı vekil gibi davranamaz.

Bu nedenle arabulucu ile taraf avukatının görevleri birbirinden tamamen farklıdır.

Arabulucu bütün taraflara eşit mesafededir. Taraf avukatı ise yalnız kendi müvekkilinin hak ve menfaatlerini korur.

Bir uyuşmazlıkta arabulucu olarak görev yapan kişi daha sonra aynı uyuşmazlığa ilişkin davada taraflardan birinin avukatı olarak görev yapamaz.

Arabulucuya Vekâlet Verilir mi?

Arabulucuya arabuluculuk görevi için vekâlet verilmez.

Taraflar arabulucu üzerinde anlaşabilir veya dava şartı arabuluculukta arabulucu kanundaki usule göre görevlendirilebilir.

Buna karşılık taraf, arabuluculuk görüşmelerinde kendisini temsil etmek üzere bir avukata vekâlet verebilir.

Avukat Arabulucu Enver Alper Mutluer bir uyuşmazlıkta arabulucu olarak görev yapıyorsa tarafsız üçüncü kişi sıfatıyla hareket eder. Başka bir arabulucunun yürüttüğü uyuşmazlıkta kendisine vekâlet verilmişse bu kez arabulucu değil, müvekkilinin haklarını koruyan taraf vekili sıfatıyla hareket eder.

Aynı uyuşmazlık bakımından bu iki görev birlikte yürütülmez.

Arabuluculuk Görüşmelerine Avukatla Katılmak

Taraflar arabuluculuk görüşmelerine bizzat katılabilecekleri gibi avukatları aracılığıyla da temsil edilebilir.

Avukat aracılığıyla katılım hâlinde vekâletnamede arabuluculuk işlemlerine ilişkin gerekli özel yetkinin bulunması gerekir.

Özellikle yüksek bedelli veya hukuken karmaşık uyuşmazlıklarda arabuluculuk görüşmesine geçilmeden önce uyuşmazlığın dava hâline gelmesi durumundaki risklerin değerlendirilmesi önemlidir.

Talebin hukuki dayanağı, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler, mevcut deliller, muhtemel dava süresi, faiz, yargılama giderleri, olası teminatlar, karşı tarafın ödeme gücü ve önerilen anlaşmanın hukuki sonuçları birlikte incelenmelidir.

Arabulucunun tarafsız olması nedeniyle taraflardan birine kendi menfaatine özgü hukuki danışmanlık vermesi beklenemez. Bu görev tarafın kendi avukatına aittir.

Adalet Bakanlığı Arabulucular Sicili ve Uzmanlık Alanları

Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından sicile kayıtlı arabulucuların sorgulanabildiği resmî Arabulucu Listesi tutulmaktadır.

Avukat Arabulucu Enver Alper Mutluer’in Adalet Bakanlığı Arabuluculuk sistemi kapsamında görülebilen arabuluculuk ve uzmanlık alanları şunlardır:

  • Genel Anlamda Arabulucu
  • İş Hukukunda Uzman Arabulucu
  • Ticaret Hukukunda Uzman Arabulucu
  • Tüketici Hukukunda Uzman Arabulucu
  • Banka ve Finans Hukukunda Uzman Arabulucu
  • Sigorta Hukukunda Uzman Arabulucu

Arabuluculuk sicili ve uzmanlık alanları Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığının resmî Arabulucu Listesi üzerinden sorgulanabilir.

Resmî Arabulucu Listesi:
https://adb.adalet.gov.tr/Home/ArabulucuListesi/

Arabulucu Seçimi

İhtiyari Arabuluculukta Arabulucu Nasıl Seçilir?

İhtiyari arabuluculukta taraflar sicile kayıtlı bir arabulucu üzerinde birlikte anlaşabilir.

Tarafların uyuşmazlığın niteliğine uygun bir arabulucu belirleyebilmesi ihtiyari arabuluculuğun önemli özelliklerinden biridir.

İşçi–işveren uyuşmazlığında iş hukuku, ticari sözleşme uyuşmazlığında ticaret hukuku, sigorta uyuşmazlığında sigorta hukuku veya finansal uyuşmazlıkta banka ve finans hukuku konusunda uzmanlık eğitimi bulunan arabulucu üzerinde anlaşılması mümkündür.

Dava Şartı Arabuluculukta Arabulucu Nasıl Belirlenir?

Dava şartı arabuluculukta arabulucu kural olarak arabuluculuk bürosu tarafından, ilgili adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonuna bildirilen listeden görevlendirilir.

Tarafların ilgili komisyon listesinde bulunan bir arabulucu üzerinde birlikte anlaşmaları hâlinde kanundaki usule göre üzerinde anlaşılan arabulucunun görevlendirilmesi mümkündür.

Bu nedenle dava şartı arabuluculukta yalnız Türkiye genelindeki Arabulucular Siciline kayıtlı bulunmak yeterli değildir. Uyuşmazlık bakımından ilgili komisyon listesi de dikkate alınmalıdır.

İhtiyari Arabuluculuk

Dava Şartı Olmasa da Arabuluculuğa Başvurulabilir mi?

Evet.

Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıklarında, kanunun dava şartı arabuluculuk öngörmediği durumlarda da taraflar ihtiyari arabuluculuğa başvurabilir.

Arabuluculuğa dava açılmadan önce başvurulabileceği gibi dava devam ederken de başvurulabilir.

Mahkemede dava açılmış olması tarafların uyuşmazlığı anlaşarak sona erdirmesine engel değildir.

Uzun sürecek bir dava yerine ödeme planı, mal veya hakkın devri, teslim, tahliye, yeni sözleşme yapılması veya mevcut ticari ilişkinin yeniden düzenlenmesi gibi mahkeme hükmünde her zaman elde edilemeyecek çözümler oluşturulabilir.

Hangi Uyuşmazlıklar Arabuluculuğa Elverişlidir?

Temel ölçüt, tarafların uyuşmazlığın konusu üzerinde serbestçe tasarruf edebilmesidir.

Alacak, tazminat, iş, ticaret, tüketici, banka ve finans, sigorta, kira, sözleşme ve çok sayıda malvarlığı uyuşmazlığı arabuluculuğa elverişli olabilir.

Buna karşılık boşanmanın kendisi, velayet ve kişisel statü gibi tarafların yalnız kendi iradeleriyle hukuki sonuç meydana getiremeyecekleri meseleler arabuluculukla karara bağlanamaz.

Aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklarda da 6325 sayılı Kanundaki özel düzenleme dikkate alınmalıdır.

Dava Şartı Arabuluculuk Nedir?

Bazı özel hukuk uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması kanunen dava şartıdır.

Buradaki zorunluluk anlaşma zorunluluğu değildir.

Taraflardan hiçbiri istemediği bir anlaşmayı kabul etmek zorunda değildir. Zorunlu olan, mahkemeye başvurmadan önce kanunda öngörülen arabuluculuk sürecinin usulüne uygun şekilde tamamlanmasıdır.

Dava şartı arabuluculuğa hiç başvurulmadan dava açılması hâlinde dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilebilir.

Arabuluculuk süreci tamamlandığı hâlde anlaşamama son tutanağının dava dilekçesine eklenmemesi durumunda ise mahkeme kanundaki usule göre tutanağın sunulması için kesin süre verir.

İş Hukukunda Arabuluculuk

İşçi ve işveren arasındaki birçok uyuşmazlık dava şartı arabuluculuk kapsamındadır.

Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma, yıllık izin ücreti, işe iade, işçi veya işveren alacak ve tazminatları ile kanundaki şartları taşıyan diğer iş uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekir.

İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları bakımından ise dava şartı arabuluculuğa ilişkin özel istisna bulunmaktadır.

İş Arabuluculuğu Ne Kadar Sürer?

İş uyuşmazlıklarında arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren süreci kural olarak üç hafta içerisinde sonuçlandırır.

Zorunlu hâllerde bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir.

Dolayısıyla iş hukukundaki dava şartı arabuluculukta temel süre sistemi 3+1 haftadır.

Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk

Ticari uyuşmazlıklar arabuluculuğun en geniş uygulama alanlarından biridir.

Konusu bir miktar para olan ticari alacak ve tazminat davaları ile itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında kanundaki şartlarla dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir.

Ticari arabuluculuk yalnız ödenmeyen faturaların tahsilinden ibaret değildir.

Mal ve hizmet tedariki, distribütörlük, bayilik, şirket ortaklığı, ticari kredi, finansman, inşaat, yazılım, teknoloji, lojistik ve uzun süreli ticari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar somut ilişkinin özelliklerine göre arabuluculukta çözülebilir.

Ticari ilişkinin devam etmesinin taraflar bakımından ekonomik değer taşıdığı uyuşmazlıklarda arabuluculuk, yalnız geçmiş borcu değil gelecekteki ticari ilişkinin şartlarını da düzenleme imkânı verebilir.

Ticari Arabuluculuk Ne Kadar Sürer?

Ticari dava şartı arabuluculukta arabulucu süreci görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içerisinde sonuçlandırır.

Zorunlu hâllerde bu süre en fazla iki hafta uzatılabilir.

Ticari uyuşmazlıklarda güncel süre sistemi 6+2 haftadır.

Tüketici Hukukunda Arabuluculuk

Tüketici mahkemelerinde görülecek birçok uyuşmazlıkta dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır.

Ancak tüketici hukukunda önemli istisnalar bulunmaktadır.

Tüketici hakem heyetinin görev alanına giren uyuşmazlıklar, tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar, kanunda ayrıca istisna edilen bazı davalar ve tüketici işlemi niteliğinde olup taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir.

Bu nedenle tüketici uyuşmazlığında ilk olarak talebin tüketici hakem heyeti mi yoksa tüketici mahkemesi görev alanında mı bulunduğu belirlenmelidir.

2026 Tüketici Hakem Heyeti Sınırı

2026 yılında değeri 186.000 TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetine başvuru sistemi uygulanmaktadır.

Bu parasal sınır her yıl yeniden belirlendiği için sonraki yıllarda güncel tutar ayrıca kontrol edilmelidir.

Tüketici Arabuluculuğu Ne Kadar Sürer?

Tüketici dava şartı arabuluculuğunda süreç kural olarak üç hafta içerisinde tamamlanır.

Zorunlu hâllerde süre bir hafta uzatılabilir.

Banka ve Finans Hukukunda Arabuluculuk

Banka ve finans uyuşmazlıkları çoğu zaman kredi sözleşmeleri, teminat yapıları, hesap hareketleri, faiz ve finansal işlemler nedeniyle teknik inceleme gerektirir.

Ticari kredi, banka hesabı, finansman sözleşmesi, ödeme hizmetleri, bankacılık ürünleri ve teminat ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklar somut olayın niteliğine göre arabuluculuğa elverişli olabilir.

Banka ve Finans Hukukunda Uzman Arabuluculuk ayrı bir dava şartı türü değildir.

Uygulanacak dava şartı rejimi tarafların sıfatına ve uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre belirlenir.

Banka ile tüketici arasındaki tüketici işlemi tüketici hukukundaki arabuluculuk hükümlerine tabi olabilirken, banka ile ticari kredi kullanan şirket arasındaki uyuşmazlık ticari dava şartı arabuluculuk kapsamında değerlendirilebilir.

Karşı tarafın banka olması tek başına görevli mahkemeyi veya uygulanacak arabuluculuk rejimini belirlemez.

Sigorta Hukukunda Arabuluculuk

Trafik, kasko, özel sağlık, hayat, işyeri, mal ve sorumluluk sigortalarından doğan uyuşmazlıklar somut ilişkinin niteliğine göre arabuluculuğa elverişli olabilir.

Sigortalının tüketici olması ile ticari işletmenin sigorta şirketiyle yaşadığı uyuşmazlık aynı hukuki rejime tabi olmayabilir.

Sigorta hukukunda ayrıca Sigorta Tahkim Komisyonu sistemi bulunduğundan, Sigorta Tahkimi ile 6325 sayılı Kanun kapsamındaki arabuluculuk birbirinden ayrılmalıdır.

Hangi uyuşmazlık çözüm yolunun kullanılacağı dosyanın özellikleri, zorunlu başvuru şartları, süreler ve talebin niteliği dikkate alınarak belirlenmelidir.

Kira Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk

Kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin özel hükümler hariç olmak üzere kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuk kapsamındadır.

Kira tespiti, tahliye, kira alacağı, depozito, ortak giderler ve kira sözleşmesinin uygulanmasından doğan diğer uyuşmazlıklar bu kapsamda değerlendirilebilir.

Kira uyuşmazlığındaki anlaşmanın yalnızca bir bedel içermesi yeterli olmayabilir.

Tahliye tarihi, anahtar teslimi, geçmiş kira ve aidat borçları, depozito, taşınmazın teslim durumu ve tarafların birbirlerini hangi kapsamda ibra ettikleri açık şekilde düzenlenmelidir.

Ortaklığın Giderilmesi ve Paylaştırmada Arabuluculuk

Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir.

Arabuluculukta taşınmazın paydaşlardan birine bırakılması, payların diğer paydaşa devredilmesi, belirli bedelle üçüncü kişiye satış veya birden fazla tereke malının mirasçılar arasında paylaşılması gibi çözümler oluşturulabilir.

Bu imkân, mahkemede satış yoluyla ortaklığın giderilmesinden daha esnek sonuçlar sağlayabilir.

Ancak taşınmaz devrini içeren anlaşmaların tapu, imar, tarım arazileri ve diğer emredici mevzuata uygun olması gerekir.

Kat Mülkiyeti Hukukunda Arabuluculuk

Kat Mülkiyeti Kanunundan doğan uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuk kapsamındadır.

Aidat ve ortak gider alacakları, ortak alan kullanımı, yönetim, kat malikleri arasındaki müdahaleler ve diğer kat mülkiyeti uyuşmazlıkları somut olayın özelliklerine göre arabuluculuk konusu olabilir.

Tarafların anlaşması Kat Mülkiyeti Kanununun emredici hükümlerini ortadan kaldıramaz.

Komşuluk Hukukunda Arabuluculuk

Komşu hakkından kaynaklanan özel hukuk uyuşmazlıklarında da dava açılmadan önce arabuluculuk şartı bulunmaktadır.

Gürültü, duman, koku, su akışı, ağaç veya bitki müdahaleleri, sınır kullanımı ve benzeri uyuşmazlıklarda tarafların yalnız geçmiş zararları değil gelecekte komşuluk ilişkisinin hangi şartlarla devam edeceğini de düzenlemesi mümkündür.

Arabuluculukta Anlaşma Belgesi

Anlaşma Belgesi Neden Önemlidir?

Arabuluculuğun başarıyla sonuçlanması yalnız tarafların “anlaştık” demesi değildir.

Anlaşmanın daha sonra yeni bir uyuşmazlık yaratmadan uygulanabilmesi gerekir.

Bu nedenle anlaşma belgesinde uyuşmazlığın niteliğine göre borcun veya alacağın miktarı, ödeme tarihi, taksitler, faiz, temerrüt sonucu, teslim, tahliye, teminat, ibra, feragat, gizlilik ve anlaşmaya aykırılığın sonucu açık biçimde düzenlenmelidir.

“Tarafların birbirlerinden herhangi bir hak ve alacakları kalmamıştır” gibi geniş feragat veya ibra ifadeleri hangi hakların sona erdiği belirlenmeden kullanılmamalıdır.

Taraflar arabuluculuk sonucunda üzerinde anlaştıkları hususlar hakkında kural olarak daha sonra dava açamaz.

Bu nedenle anlaşma belgesi hazırlanırken yalnız bugünkü uyuşmazlık değil, metnin gelecekte doğuracağı sonuçlar da değerlendirilmelidir.

Arabuluculuk Anlaşmasının İlam Niteliği

Kanunen icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu olmadığı hâllerde taraflar, tarafların avukatları ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, ayrıca icra edilebilirlik şerhi alınmasına gerek bulunmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.

Ticari uyuşmazlıklarda kanun ayrıca özel bir düzenleme öngörmektedir.

İcra edilebilirlik şerhinin kanunen zorunlu olmadığı ticari uyuşmazlıklarda avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi de ilam niteliğinde belge sonucunu doğurabilir.

Anlaşma belgesinin ilam niteliğinde olabilmesi, belirsiz veya uygulanamaz bir metnin sorunlarını ortadan kaldırmaz.

Edimlerin açık ve cebrî icraya elverişli şekilde düzenlenmesi gerekir.

Kira, Ortaklığın Giderilmesi, Kat Mülkiyeti ve Komşulukta İcra Edilebilirlik Şerhi

HUAK m.18/B kapsamında kira ilişkilerinden, taşınır veya taşınmazların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesinden, Kat Mülkiyeti Kanunundan ve komşu hakkından doğan uyuşmazlıklarda anlaşma belgesinin icra edilebilmesi için icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur.

Bu zorunluluk taraflar, tarafların avukatları ve arabulucu belgeyi birlikte imzalamış olsa da devam eder.

Taşınmazla ilgili anlaşma belgelerinde şerh taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden alınır.

Diğer m.18/B uyuşmazlıklarında ise şerh arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden alınır.

Taşınmazın devrini veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasını içeren anlaşmalar bakımından tapu ve ilgili özel mevzuat hükümleri ayrıca gözetilmelidir.

Tarım Arazilerini İçeren Arabuluculuk Anlaşmaları

Tarım arazilerinin devrini içeren anlaşmalarda tarafların anlaşmış olması tek başına yeterli değildir.

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve uygulanabilecek diğer özel mevzuattaki sınırlamalar dikkate alınmalıdır.

Arabuluculuk anlaşması emredici mevzuata aykırı mülkiyet devri yaratamaz.

Arabuluculukta Gizlilik

Arabuluculuğun temel ilkelerinden biri gizliliktir.

Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, faaliyet sırasında kendisine sunulan veya başka şekilde öğrendiği bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür.

Sürece katılan kişiler bakımından da kanundaki gizlilik hükümleri uygulanır.

Arabuluculuk sırasında yapılan belirli teklif, taviz ve uzlaşma beyanlarının daha sonra dava veya tahkimde delil olarak kullanılmasına ilişkin özel sınırlamalar bulunmaktadır.

Gizlilik özellikle ticari sırların, finansal bilgilerin, işveren–çalışan bilgilerinin veya sigorta ve banka verilerinin bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuğun önemli avantajlarından biridir.

Arabuluculuk Zamanaşımını Etkiler mi?

Dava şartı arabuluculukta arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

İhtiyari arabuluculukta da arabuluculuk sürecinin kanundaki başlangıç ve sona erme tarihleri zamanaşımı ve hak düşürücü süre hesabında dikkate alınır.

Özellikle zamanaşımının dolmasına az süre kalmış dosyalarda başvuru tarihinin doğru belirlenmesi önemlidir.

İlk Arabuluculuk Toplantısına Katılmamanın Sonucu

Dava şartı arabuluculuk yalnızca dava öncesinde tamamlanması gereken formalite değildir.

Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması ve arabuluculuk faaliyetinin bu nedenle sona ermesi hâlinde bu durum son tutanakta belirtilir.

Güncel sistemde mazeretsiz olarak ilk toplantıya katılmayan taraf daha sonra açılan davada kısmen veya tamamen haklı çıksa dahi karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur.

Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.

Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması nedeniyle süreç sona ererse daha sonra açılacak davada tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.

Tüketici Uyuşmazlıklarında Özel İstisna

Tüketici hukukunda özel düzenleme bulunmaktadır.

Dava şartı arabuluculukta ilk toplantıya katılmamaya ilişkin genel yargılama gideri ve vekâlet ücreti yaptırımı tüketici aleyhine uygulanmaz.

Bu nedenle arabuluculuk hükümleri uygulanırken uyuşmazlığın tabi olduğu özel kanun da ayrıca incelenmelidir.

2026 Arabuluculuk Ücretleri

2026 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Tarifede belirlenen asgari miktarların altında arabuluculuk ücreti kararlaştırılamaz.

Aksi kararlaştırılmadıkça arabuluculuk ücreti taraflarca eşit şekilde karşılanır.

Dava şartı arabuluculukta arabulucu taraflardan ayrıca masraf talep edemez.

Anlaşma Sağlandığında 2026 Asgari Ücret

2026 Tarifesine göre anlaşmayla sonuçlanan uyuşmazlıklarda arabuluculuk ücreti genel olarak 9.000 TL’den az olamaz.

Ticari uyuşmazlıklar ile ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında Tarifenin ilgili oranları uygulanmakla birlikte ücret 13.000 TL’den az olamaz.

Bu rakamlar asgari tutarlardır. Uyuşmazlığın değeri arttıkça Tarifenin oranlı hükümleri uygulanabilir.

Seri Arabuluculuk Dosyaları

Taraflardan birinin aynı olduğu ve bir ay içerisinde başvurulan en az on uyuşmazlık Tarife bakımından seri uyuşmazlık kabul edilir.

Anlaşmayla sonuçlanan seri uyuşmazlıklarda her dosya bakımından ticari uyuşmazlıklarda 7.500 TL, diğer uyuşmazlıklarda ise 6.000 TL özel asgari ücret sistemi bulunmaktadır.

Kira Tespiti ve Tahliye Arabuluculuğunda Ücret

Tahliye talepli kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk ücretinin oranlı kısmının hesabında bir yıllık kira bedelinin yarısı esas alınır.

Kira tespiti uyuşmazlıklarında ise tespit edilen kira bedeli farkının bir yıllık tutarı ücret hesabına esas değeri oluşturur.

Arabuluculuk ücretinde arabuluculuk faaliyetinin sona erdiği tarihte yürürlükte bulunan Tarife dikkate alınır.

Dava Şartı Arabuluculukta Devlet Tarafından Karşılanan Ücret

Dava şartı arabuluculuk bürosuna yapılan başvuruda başvuru harcı alınmaz.

Anlaşma sağlanamaması hâlinde arabuluculuk ücretinin kanunda ve Tarifede belirlenen kısmı Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanabilir.

Tarafların anlaşması hâlinde arabuluculuk ücreti, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde ödenir.

Tüketici uyuşmazlıklarında tüketicinin korunmasına yönelik özel ücret hükümleri ayrıca uygulanır.

Arabuluculukta Doğru Çalışma Yöntemi

Arabuluculuk dosyasına yalnızca “kaç paraya anlaşılır?” sorusuyla yaklaşılmamalıdır.

Öncelikle uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olup olmadığı, dava şartı bulunup bulunmadığı, tarafların doğru belirlenip belirlenmediği, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler, talepler, sözleşmeler, ödeme belgeleri ve diğer deliller incelenmelidir.

Daha sonra tarafların dava açılması hâlindeki hukuki ve ekonomik riskleri belirlenir.

Ticari uyuşmazlıkta yıllarca sürebilecek dava yerine ödeme planı ve yeni ticari koşullar üzerinde anlaşılabilir.

Kira uyuşmazlığında yalnız geçmiş borç değil, tahliye tarihi ve teslim şartları çözülebilir.

Ortaklığın giderilmesinde açık artırma yerine paydaşlardan birinin malı devralması kararlaştırılabilir.

İş uyuşmazlığında ödeme, iş ilişkisinin sona ermesi ve tarafların gelecekteki talepleri birlikte düzenlenebilir.

Ancak bütün bu çözümlerin arabuluculuğa elverişlilik ve emredici hukuk sınırları içerisinde kurulması gerekir.

Arabuluculuk Anlaşması Nasıl Hazırlanmalıdır?

Anlaşma belgesi açık, belirli ve uygulanabilir olmalıdır.

Bir ödemenin yalnız miktarı değil tarihi ve yöntemi de yazılmalıdır.

Taksit varsa her taksidin tarihi belirlenmelidir.

Teminat verilecekse teminatın niteliği açıklanmalıdır.

Tahliye kararlaştırılmışsa tarih, teslim şekli ve anahtar teslimi düzenlenmelidir.

İbra veya feragat varsa kapsamı tereddüde yer bırakmayacak şekilde gösterilmelidir.

Amaç yalnız mevcut uyuşmazlığın sona erdiğini yazmak değil, anlaşmanın uygulanması sırasında yeni bir uyuşmazlığın ortaya çıkmasını önlemektir.

Arabuluculuk Faaliyet Alanlarımız

Mutluer Hukuk Bürosu bünyesinde Avukat Arabulucu Enver Alper Mutluer; Genel Arabuluculuk ile İş Hukuku, Ticaret Hukuku, Tüketici Hukuku, Banka ve Finans Hukuku ve Sigorta Hukuku alanlarındaki uzmanlıkları kapsamında arabuluculuk faaliyetleri yürütmektedir.

Bunun yanında başka bir arabulucu tarafından yürütülen uyuşmazlıklarda taraf vekili sıfatıyla iş, ticaret, tüketici, banka ve finans, sigorta, kira, gayrimenkul, sözleşme ve diğer özel hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk görüşmelerine katılım, hukuki risk analizi, müzakere hazırlığı ve anlaşma belgesinin hazırlanması veya incelenmesi hizmetleri sunulmaktadır.

Arabuluculuk görevi ile taraf vekilliği birbirinden tamamen farklı mesleki rollerdir ve aynı uyuşmazlık bakımından birlikte yürütülmez.

Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı resmî Arabulucu Listesi üzerinden arabuluculuk sicili ve uzmanlık alanları sorgulanabilir:

https://adb.adalet.gov.tr/Home/ArabulucuListesi/

Son güncelleme: 7 Eylül 2026

Mutluer Hukuk Bürosu
Avukat Arabulucu Enver Alper Mutluer
Şişli – İstanbul

Binlerce Yıllık Türk Devletlerinin Yıkılışından Geleceğin Devlet Aklına: Tarihin Değişmeyen Dersleri