Ticaret ve Şirketler Hukuku Nedir?

Ticaret ve şirketler hukuku, bir şirket hakkında dava açıldığında gündeme gelen dar bir uyuşmazlık alanı değildir. Şirketin kurulmasından yönetilmesine, ortakların haklarından sermaye işlemlerine, pay devrinden şirketin sona ermesine kadar şirketin bütün hukuki hayatını kapsar.

Şirket türünün seçilmesi, ortaklık yapısının kurulması, sermayenin belirlenmesi, yönetim ve temsil yetkilerinin düzenlenmesi, şirket kararlarının alınması, payların devredilmesi ve ortaklar arasındaki uyuşmazlıkların çözümü birbirleriyle bağlantılı hukuki konulardır.

Kuruluş sırasında yapılan bir tercih yıllar sonra yeni yatırımcı alınmasını, şirketin satılmasını veya ortaklardan birinin ayrılmasını etkileyebilir.

Bu nedenle şirket hukuku çalışması yalnızca mevcut uyuşmazlığın çözümünü değil, şirketin hukuki yapısının gelecekte doğabilecek ihtilafları da karşılayacak biçimde kurulmasını gerektirir.

Ticaret ve Şirketler Hukukunda Hangi Düzenlemeler Uygulanır?

Şirketler hukukunun temel mevzuatı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’dur.

Bununla birlikte şirketlerin faaliyetleri tek bir kanuna tabi değildir.

Somut işleme göre Türk Borçlar Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, İcra ve İflas Kanunu, iş hukuku mevzuatı, kişisel verilerin korunmasına ilişkin hükümler, rekabet hukuku, sınai mülkiyet düzenlemeleri, elektronik ticaret mevzuatı ve şirketin faaliyet gösterdiği sektöre ilişkin özel hükümler de uygulanabilir.

Bu nedenle bir şirket işleminin yalnızca TTK açısından değerlendirilmesi çoğu zaman yeterli değildir.

Şirket Türünün Belirlenmesi

Yeni bir ticari faaliyete başlanırken verilmesi gereken temel kararlardan biri faaliyet için hangi hukuki yapının kullanılacağıdır.

Anonim şirket ile limited şirket arasında tercih yapılırken yalnızca kuruluş masrafına veya asgari sermayeye bakılması doğru değildir.

Şirket türü belirlenirken;

  • ortak sayısı,
  • sermaye ihtiyacı,
  • gelecekte yatırım alınması ihtimali,
  • payların devredilebilirliği,
  • şirket yönetiminin nasıl kurulacağı,
  • ortakların şirkette aktif çalışıp çalışmayacağı,
  • finansman ihtiyacı,
  • şirketin gelecekte satılması veya yeniden yapılandırılması ihtimali

birlikte değerlendirilmelidir.

Anonim Şirket

Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş bir sermaye şirketidir.

Anonim şirket tek pay sahibiyle kurulabilir. Şirketin yönetim ve temsil organı yönetim kuruludur.

Şirket borçlarından kendi malvarlığıyla sorumludur. Pay sahiplerinin sermaye taahhütlerinden doğan sorumluluğu ise şirkete karşıdır.

Pay sahibinin ayrıca kişisel kefalet veya garanti vermesi, şirket yönetiminde görev üstlenmesi veya özel kanunların farklı bir sorumluluk öngörmesi hâlleri ayrıca değerlendirilmelidir.

1 Ocak 2024 tarihinden itibaren anonim şirketlerde asgari esas sermaye 250.000 TL’dir.

Kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş halka açık olmayan anonim şirketlerde asgari başlangıç sermayesi 500.000 TL’dir.

Nakden taahhüt edilen payların itibari değerlerinin en az dörtte birinin tescilden önce ödenmesi, kalan kısmın ise kanuni süre içinde tamamlanması gerekir.

Limited Şirket

Limited şirket bir veya daha fazla gerçek veya tüzel kişi tarafından kurulabilir.

Şirketin yönetim ve temsili müdür veya müdürler tarafından yürütülür.

1 Ocak 2024 tarihinden itibaren limited şirketlerde asgari esas sermaye 50.000 TL’dir.

Limited şirketin bazı işlemlerinin anonim şirkete göre daha sade olması, ortaklık ilişkisinin daha az hukuki planlama gerektirdiği anlamına gelmez.

Özellikle pay devri, şirketten çıkma ve çıkarılma, müdürlerin yetki ve sorumlulukları, ortakların bilgi alma hakları ve kamu borçlarından kaynaklanabilecek sorumluluklar ayrıca değerlendirilmelidir.

Anonim ve Limited Şirketlerde 31 Aralık 2026 Sermaye Uyum Süreci

Eylül 2026 itibarıyla mevcut anonim ve limited şirketler açısından takip edilmesi gereken konulardan biri asgari sermaye uyumudur.

Sermayesi yeni kanuni asgari tutarların altında bulunan mevcut anonim ve limited şirketlerin sermayelerini 31 Aralık 2026 tarihine kadar kanunda öngörülen seviyeye yükseltmeleri gerekir.

Şirketlerin sermaye durumunun, geçiş hükümlerinin ve yapılması gereken genel kurul ile ticaret sicili işlemlerinin önceden değerlendirilmesi gerekir.

Sermaye artırımı işlemlerinin yılın son günlerine bırakılması, karar ve sicil işlemlerinin yetiştirilmesi bakımından gereksiz risk yaratabilir.

Şirket Sözleşmelerinin Hazırlanması ve İncelenmesi

Şirket sözleşmesi yalnızca ticaret sicilindeki kuruluş işlemini tamamlamak için hazırlanan standart bir belge değildir.

Şirketin faaliyet konusu, sermaye yapısı, paylar, yönetim ve temsil düzeni ile kanunun sözleşmeyle düzenlenmesine izin verdiği diğer konular şirketin gelecekteki işleyişini etkiler.

Birden fazla ortağın bulunduğu şirketlerde sözleşme hazırlanırken yalnızca şirketin kuruluş günündeki uyum değil, ortaklardan birinin ayrılması, yeni yatırımcı alınması, yönetimde anlaşmazlık yaşanması veya şirketin satılması ihtimalleri de değerlendirilmelidir.

Ortaklar Arası ve Pay Sahipleri Sözleşmeleri

Şirket sözleşmesi ortakların kendi aralarındaki bütün ticari ilişkiyi düzenlemeyebilir.

Bu nedenle şirket yapısına göre ayrıca ortaklar veya pay sahipleri sözleşmesi hazırlanabilir.

Bu sözleşmelerde;

  • ortakların şirketteki görevleri,
  • şirkete sağlayacakları finansman,
  • karar alma sistemi,
  • belirli kararlar için aranacak çoğunluk,
  • yeni yatırımcı alınması,
  • pay devri,
  • önalım ve alım hakları,
  • birlikte satış ve sürükleme mekanizmaları,
  • gizlilik,
  • rekabet etmeme,
  • fikrî haklar,
  • ortağın ölümü veya çalışamaz hâle gelmesi,
  • ortaklığın sona ermesi

gibi konular düzenlenebilir.

Bu tür sözleşmeler hazırlanırken Türk Ticaret Kanunu’nun emredici hükümleri gözetilmelidir.

Şirket Yönetimi ve Temsil Yetkisi

Şirketi yönetmek ile şirket adına üçüncü kişilerle hukuki işlem yapmak aynı şey değildir.

Yönetim, şirketin iç karar mekanizmasını; temsil ise şirketin üçüncü kişilerle ilişkilerinde kimlerin şirket adına işlem yapabileceğini ifade eder.

Şirket içindeki görev dağılımı, ticaret sicilindeki temsil kayıtları, imza yetkileri, vekâletnameler ve elektronik sistem yetkileri birbirleriyle uyumlu olmalıdır.

Bir yöneticinin şirketten ayrılması hâlinde yalnızca iş ilişkisinin sona erdirilmesi yeterli olmayabilir.

Temsil yetkisinin kaldırılması, ticaret sicili işlemleri, vekâletnamelerin geri alınması, banka yetkileri ve elektronik sistem erişimlerinin kapatılması gerekebilir.

Anonim Şirket Yönetim Kurulu

Anonim şirketin yönetim ve temsil organı yönetim kuruludur.

Yönetim kurulunun oluşumu, görev süresi, başkan ve başkan vekilinin belirlenmesi, toplantı ve karar sistemi, görev dağılımı, yetki devri ve devredilemez görevleri Türk Ticaret Kanunu ile şirket esas sözleşmesi birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.

2024 yılında yapılan değişikliklerle yönetim kurulunun başkan ve başkan vekili seçimi ile toplantıya çağrı sisteminde değişiklikler yapılmıştır.

Özellikle ortaklar arasında yönetim uyuşmazlığının bulunduğu şirketlerde toplantı çağrısı, karar alma ve yetki kullanımı hükümleri uygulamada ayrı önem taşır.

Yetki Devri ve Devredilemez Görevler

Şirket yönetim organlarının bütün görev ve yetkilerini başka kişilere bırakması mümkün değildir.

Kanunun yönetim organına bıraktığı devredilemez görevler saklıdır.

Devredilebilecek yetkiler bakımından ise esas sözleşme, iç yönerge, imza yetkileri ve şirketin gerçek organizasyonu birlikte değerlendirilmelidir.

Şirketin fiilî uygulaması ile ticaret sicilinde görünen temsil düzeninin birbirinden tamamen farklı olması hukuki risk yaratabilir.

Genel Kurul İşlemleri

Anonim ve limited şirketlerde genel kurul işlemlerinin usulüne uygun yürütülmesi gerekir.

Genel kurul sürecinde;

  • toplantıya çağrı,
  • gündem,
  • toplantıya katılım,
  • temsil,
  • oy hakkı,
  • toplantı nisabı,
  • karar nisabı,
  • toplantı tutanağı,
  • tescil ve ilan

gibi hususlar ayrı ayrı değerlendirilir.

Bir kararın çoğunlukla alınması her durumda hukuka uygun olduğu anlamına gelmez.

Kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararları bakımından iptal veya butlan talepleri gündeme gelebilir.

Elektronik Ticari Defter Sistemi – ETDS

2026 itibarıyla şirketlerin ticari defter sisteminde Elektronik Ticari Defter Sistemi ayrı bir uygulama alanı oluşturmuştur.

1 Ocak 2026 tarihinden itibaren kuruluşu ticaret siciline tescil edilen şirketler bakımından pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin elektronik ortamda tutulmasına ilişkin yükümlülükler uygulanmaktadır.

Şirketin ETDS kapsamındaki yükümlülüğü kuruluş tarihi, şirket türü ve tabi olduğu özel düzenlemelere göre değerlendirilmelidir.

Defterin elektronik ortamda tutulması, şirket kararlarının hukuka uygun hazırlanması gereğini ortadan kaldırmaz.

Pay Sahipliği ve Pay Defteri

Şirketin gerçek ortaklık yapısı ile pay defteri ve ilgili şirket kayıtlarının uyumlu olması gerekir.

Özellikle yıllar içinde birden fazla pay devri yapılmış şirketlerde pay devir sözleşmeleri, pay senetleri, pay defteri ve diğer şirket kayıtlarının birlikte kontrol edilmesi gerekebilir.

Pay sahipliğindeki uyuşmazlıklar oy hakkı, genel kurula katılma, kâr payı, bilgi alma ve şirketten ayrılma gibi diğer ortaklık haklarını da etkileyebilir.

Anonim ve Limited Şirketlerde Pay Devri

Şirket payının devri yalnızca satış bedelinin kararlaştırılmasından ibaret değildir.

Devir öncesinde şirketin hukuki ve mali durumu incelenebilir.

Pay devir sözleşmelerinde;

  • satış bedeli ve ödeme yöntemi,
  • kapanış şartları,
  • şirketin mevcut borçları,
  • devam eden davalar,
  • vergi ve işçilik riskleri,
  • teminatlar,
  • müşteri ve tedarikçi sözleşmeleri,
  • fikrî haklar,
  • devreden tarafın beyan ve garantileri,
  • tazminat mekanizmaları

gibi konular düzenlenebilir.

Anonim ve limited şirket paylarının devri farklı şekil ve şirket içi onay hükümlerine tabi olabileceğinden işlem şirket türüne göre ayrıca incelenmelidir.

Şirket Satın Alma ve Hukuki İnceleme – Due Diligence

Şirket veya şirket payı satın alınırken yalnızca payın kime ait olduğu incelenmez.

Şirketin geçmiş faaliyetlerinden kaynaklanan hukuki yükümlülükler de yatırımın ekonomik değerini etkileyebilir.

Hukuki inceleme kapsamında;

  • ticaret sicili ve şirket kayıtları,
  • ortaklık yapısı,
  • yönetim ve temsil,
  • şirket kararları,
  • taşınmaz ve kira ilişkileri,
  • önemli ticari sözleşmeler,
  • krediler ve teminatlar,
  • dava ve icra dosyaları,
  • iş hukuku ilişkileri,
  • kişisel veri süreçleri,
  • fikrî mülkiyet hakları,
  • ruhsat ve izinler

incelenebilir.

Amaç yalnızca mevcut sorunların listesini çıkarmak değildir.

Tespit edilen risklerin satın alma veya yatırım sözleşmesine nasıl yansıtılacağı da belirlenmelidir.

Sermaye Artırımı

Sermaye artırımı yalnızca şirkete yeni para konulmasından ibaret değildir.

Yetkili şirket organı, karar ve toplantı nisapları, mevcut sermayenin durumu, yeni payların kime ait olacağı, ortakların hakları, tescil ve ilan işlemleri birlikte değerlendirilmelidir.

Yeni yatırımcının şirkete sermaye artırımı yoluyla girmesi ortaklık yapısını değiştirebileceğinden yatırım sözleşmesi ile sermaye işleminin birlikte planlanması gerekebilir.

Sermaye Kaybı ve Borca Batıklık

Türk Ticaret Kanunu’nun 376. maddesi kapsamında sermaye kaybı ve borca batıklık belirtilerinin bulunması, yönetim organının belirli işlemleri değerlendirmesini gerektirebilir.

Bu mesele yalnızca muhasebe kayıtlarından ibaret değildir.

Finansal tabloların hukuki sonuçları ile yönetim organının yükümlülükleri birlikte ele alınmalıdır.

Ortakların Bilgi Alma ve İnceleme Hakları

Şirket ortaklarının hakları yalnızca kâr payı veya oy hakkından ibaret değildir.

Şirket türüne göre ortaklara bilgi alma ve inceleme hakları tanınmıştır.

Ortaklar arasında güven sorunu çıktığında şirket belgelerine erişim ve bilgi verilmesi sıklıkla uyuşmazlık konusu olabilir.

Bilgi alma hakkının kapsamı, şirket sırlarının korunması ve şirketin menfaati birlikte değerlendirilmelidir.

Kâr Payı Uyuşmazlıkları

Şirket hesabında para bulunması ile hukuken dağıtılabilir kârın bulunması aynı şey değildir.

Kâr dağıtımı finansal tablolar, yedek akçeler, şirket organı kararları ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri dikkate alınarak yapılmalıdır.

Şirket kaynaklarının ortakların kişisel hesapları gibi kullanılması ileride ortaklık, vergi ve yönetici sorumluluğu uyuşmazlıklarına neden olabilir.

Şirketten Çıkma ve Ortağın Çıkarılması

Ortaklık ilişkisinin devam ettirilmesi her zaman mümkün olmayabilir.

Şirket türüne ve uyuşmazlığın sebebine göre pay devri, çıkma, çıkarılma veya fesih yolları gündeme gelebilir.

Özellikle limited şirketlerde çıkma ve çıkarılmaya ilişkin kanuni hükümler ile şirket sözleşmesindeki özel düzenlemeler birlikte incelenmelidir.

Ortağın payının veya ayrılma akçesinin ekonomik değerinin nasıl belirleneceği de uyuşmazlığın önemli bölümlerinden biri olabilir.

Şirketin Haklı Sebeple Feshi

Ortaklar arasındaki her anlaşmazlık şirketin feshi için yeterli değildir.

Haklı sebeple fesih ağır sonuç doğuran bir hukuki yoldur.

Şirketin faaliyetini sürdürüp sürdüremediği, organların çalışıp çalışmadığı, uyuşmazlığın şirket üzerindeki etkisi ve daha hafif hukuki çözümlerin bulunup bulunmadığı somut olayda değerlendirilmelidir.

Yönetim Kurulu Üyeleri ve Müdürlerin Sorumluluğu

Şirket yöneticisinin verdiği her ticari kararın zararla sonuçlanması hukuki sorumluluk doğurmaz.

Ticaret hayatı doğal olarak risk içerir.

Yönetici sorumluluğu değerlendirilirken yöneticinin kanundan, şirket sözleşmesinden ve görevinden doğan yükümlülüklerine aykırı davranıp davranmadığı, zarar, kusur ve davranış ile zarar arasındaki bağlantı değerlendirilir.

Şirket malvarlığının kişisel amaçla kullanılması, yetkisiz işlemler, çıkar çatışmaları veya kanuni yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sorumluluk iddialarına konu olabilir.

Şirketler Topluluğu

Birden fazla şirketin aynı ekonomik yönetim altında faaliyet göstermesi şirketler topluluğu hükümlerinin uygulanmasını gerektirebilir.

Hâkim şirket ile bağlı şirket arasındaki ilişkiler, talimatlar, raporlama ve şirket zararlarına ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Grup şirketi olmak, grup içindeki her şirketin ayrı tüzel kişiliğini ortadan kaldırmaz.

Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirme

Şirketlerin yeniden yapılandırılması birleşme, bölünme veya tür değiştirme işlemlerini gündeme getirebilir.

Bu işlemlerde ticaret sicili sürecinin yanında ortakların ve alacaklıların hakları, çalışanlar, şirket malvarlığı, önemli sözleşmeler, izin ve ruhsatlar ile vergisel sonuçlar birlikte değerlendirilmelidir.

Tasfiye ve Şirketin Sona Ermesi

Şirketin ticari faaliyetine son verilmesi ile tüzel kişiliğinin aynı anda sona ermesi aynı şey değildir.

Tasfiye döneminde şirketin alacakları tahsil edilir, borçları ödenir, malvarlığı tasfiye edilir ve sicil ile diğer kanuni yükümlülükler yerine getirilir.

Tasfiye ve terkin sonrasında ortaya çıkan bazı hukuki ihtiyaçlarda şirketin ihyası gündeme gelebilir.

Ticari Sırların Korunması

Müşteri listeleri, fiyatlandırma yöntemleri, teknik bilgiler, üretim yöntemleri, teklifler, yazılım kaynak kodları ve şirket stratejileri ticari değer taşıyabilir.

Bu bilgilerin korunması yalnızca sözleşmeye genel bir gizlilik maddesi yazılmasıyla sağlanamaz.

Çalışanların ve yöneticilerin erişim yetkileri, sözleşmeler, bilgi güvenliği, şirket cihazları ve işten ayrılma prosedürleri birlikte değerlendirilmelidir.

Ticaret ve Şirketler Hukuku Kapsamındaki Çalışmalar

Bu çalışma alanı kapsamında;

  • şirket kuruluşlarının hukuki planlanması,
  • anonim ve limited şirket sözleşmeleri,
  • ortaklar arası sözleşmeler,
  • genel kurul işlemleri,
  • yönetim organı kararları,
  • yönetim ve temsil yetkileri,
  • pay devirleri,
  • sermaye işlemleri,
  • ortaklık uyuşmazlıkları,
  • bilgi alma ve inceleme hakları,
  • şirketten çıkma ve çıkarılma,
  • haklı sebeple fesih,
  • yönetici sorumluluğu,
  • şirket satın alma ve yatırım işlemleri,
  • hukuki inceleme,
  • birleşme ve bölünme,
  • tür değiştirme,
  • ticaret sicili işlemleri,
  • tasfiye

konularında hukuki danışmanlık ve temsil hizmeti verilmektedir.

Binlerce Yıllık Türk Devletlerinin Yıkılışından Geleceğin Devlet Aklına: Tarihin Değişmeyen Dersleri