Konkordato Nedir?
Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi bulunan borçlunun, kanunun öngördüğü mahkeme ve alacaklı denetimi altında borçlarını yeniden yapılandırmasına imkân sağlayan hukuki kurumdur.
Konkordatonun amacı yalnızca borçlu hakkında icra takiplerini durdurmak değildir.
Borçlunun gerçekçi ve uygulanabilir ödeme planı oluşturması, faaliyetini mümkünse devam ettirmesi ve alacaklıların iflasa göre daha elverişli sonuca ulaşabilmesi hedeflenir.
Bu nedenle konkordato geçici koruma elde etmek amacıyla hazırlanmış birkaç dilekçeden ibaret değildir.
Hukuk, finans, muhasebe ve şirket yönetiminin birlikte yürütülmesini gerektiren kapsamlı bir yeniden yapılandırma sürecidir.
Kim Konkordato Talep Edebilir?
Borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlu konkordato talep edebilir.
Konkordato yalnızca anonim veya limited şirketlere özgü değildir.
Kanundaki şartlara göre gerçek kişiler ve diğer borçlular da konkordato yoluna başvurabilir.
İflasa tabi borçlu hakkında kanuni şartların bulunması hâlinde alacaklı tarafından konkordato talep edilmesi de mümkündür.
Konkordato Kararından Önce Şirketin Gerçek Durumu İncelenmelidir
Konkordato kararı yalnızca şirketin toplam borç miktarına bakılarak verilmemelidir.
Başvuru öncesinde;
- nakit akışı,
- banka borçları,
- tedarikçi borçları,
- vergi ve SGK borçları,
- işçi alacakları,
- rehin ve ipotekler,
- şirket alacakları,
- stoklar,
- taşınmaz ve diğer varlıklar,
- devam eden icra takipleri,
- davalar,
- önemli sözleşmeler,
- şirketin gelecekte gelir üretme kapasitesi
birlikte değerlendirilmelidir.
Faaliyetinin ekonomik olarak sürdürülebilir olmadığı bir şirket için konkordato sorunu çözmek yerine yalnızca erteleyebilir.
Konkordato Ön Projesi
Konkordato ön projesinde borçlunun alacaklılarına ne önerdiği açık şekilde ortaya konulur.
Borçların hangi oranda veya hangi vadede ödeneceği, tenzilat yapılıp yapılmayacağı, şirket varlıklarının satılıp satılmayacağı, faaliyetin nasıl finanse edileceği, sermaye artırımı veya yeni yatırımcı planı bulunup bulunmadığı gibi konular projede açıklanabilir.
Projenin yalnızca hukuken mümkün olması yeterli değildir.
Ekonomik olarak uygulanabilir olması gerekir.
Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler
İcra ve İflas Kanunu m.286 ve ilgili Yönetmelik konkordato talebine eklenecek kapsamlı mali ve hukuki belgeleri düzenler.
Konkordato ön projesinin yanında finansal tablolar, ara bilançolar, nakit akımı bilgileri, alacak ve borç listeleri, alacaklı listeleri, konkordato teklifinin iflas alternatifine göre sonucunu gösteren karşılaştırmalar ve şartları bulunan borçlularda makul güvence veren bağımsız denetim raporu dosyanın temel belgeleri arasındadır.
Belgelerin yalnızca şeklen dosyada bulunması yeterli değildir.
Verilerin gerçeği yansıtması ve birbirleriyle uyumlu olması gerekir.
Makul Güvence Veren Bağımsız Denetim Raporu
Konkordato başvurusunda kanunun öngördüğü borçlular bakımından konkordato teklifinin gerçekleşme olasılığına ilişkin bağımsız denetim raporu gerekir.
Bu belge sıradan mali müşavir raporu değildir.
Yetkili bağımsız denetim kuruluşunca ilgili denetim standartlarına uygun hazırlanmalıdır.
Bağımsız denetçi tarafından kullanılan mali varsayımlarla hukukçunun hazırladığı konkordato projesinin birbirinden farklı ekonomik hikâyeler anlatması dosyanın güvenilirliğini zedeler.
13 Mayıs 2026 Konkordato Yönetmeliği Değişikliği
13 Mayıs 2026 tarihli Yönetmelik değişikliği konkordato başvurularında kullanılacak finansal raporlama ve bağımsız denetim sistemi bakımından önemli yenilikler getirmiştir.
Borçlunun tabi olduğu finansal raporlama çerçevesi şirketin statüsüne göre yeniden belirlenmiştir.
Bağımsız denetime tabi işletmelerin Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu düzenlemeleri çerçevesinde uyguladıkları finansal raporlama standartları esas alınırken, bağımsız denetime tabi olmayan belirli tüzel kişi tacirler ve diğer borçlular bakımından Yönetmelikte farklı raporlama esasları öngörülmektedir.
Makul güvence veren denetim raporunun iki nüsha olarak hazırlanıp sunulmasına ilişkin düzenleme de getirilmiştir.
Bağımsız denetim kuruluşunun konkordato denetimine ilişkin sözleşme ile raporu imza tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde Kamu Gözetimi Kurumuna bildirmesi gerekir.
Mahkeme yazı işleri müdürlüğünün de dava açıldıktan sonra raporu Kuruma iletmesine ilişkin bildirim sistemi bulunmaktadır.
Bu düzenleme konkordato dosyasında finansal belgelerin hazırlanmasını daha sıkı kurallara bağlamıştır.
Geçici Mühlet
Mahkeme kanunda aranan belgelerin bulunduğunu tespit ederse geçici mühlet kararı verebilir.
Geçici mühlet kural olarak üç aydır.
Kanuni şartlar bulunuyorsa iki ay daha uzatılabilir.
Geçici mühlet sırasında mahkeme konkordatonun başarı ihtimalini incelemek ve borçlunun faaliyetlerini gözetmek üzere geçici konkordato komiseri veya komiserleri görevlendirir.
Geçici Mühletin Hukuki Anlamı
Geçici mühlet konkordatonun kabul edildiği anlamına gelmez.
Borçluya projesini geliştirmesi ve mali durumunu mahkeme ile komiser gözetimi altında sürdürmesi için geçici koruma sağlar.
Şirketin bu dönemde mali durumunu kötüleştirecek işlemler yapması veya komiser ve mahkemenin denetimini etkisiz bırakması mümkün değildir.
Kesin Mühlet
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun değerlendirilmesi hâlinde mahkeme kesin mühlet kararı verebilir.
Kesin mühlet kural olarak bir yıldır.
Kanunun aradığı güçlük arz eden özel hâllerde altı aya kadar uzatma gündeme gelebilir.
Kesin mühlet kararı da konkordatonun tasdik edildiği anlamına gelmez.
Alacaklıların projeyi kabul etmesi ve mahkemenin tasdik şartlarını ayrıca incelemesi gerekir.
Konkordato Komiserinin Görevi
Konkordato komiseri borçlunun faaliyetlerini ve mali durumunu gözetir, projenin ilerleyişini inceler ve mahkemeye rapor sunar.
Borçlu şirket konkordato sürecinde faaliyetini sürdürmeye devam edebilir ancak tamamen serbest bir şirket gibi hareket etmez.
Kanun veya mahkeme kararıyla komiser iznine bağlanan işlemler bu izne tabi olur.
Şirket Faaliyetinin Devamı
Konkordatonun önemli amaçlarından biri ekonomik değeri bulunan işletmenin faaliyetini sürdürebilmesidir.
Ancak faaliyet devam ederken yeni ve kontrolsüz borç yaratılması konkordato projesinin başarı ihtimalini ortadan kaldırabilir.
Yeni sözleşmeler, finansman, alım satım politikaları ve büyük malvarlığı işlemleri proje ve komiser denetimiyle uyumlu yürütülmelidir.
Konkordato Mühletinin İcra Takiplerine Etkisi
Mühlet kararı borçlu hakkındaki icra takipleri üzerinde önemli sonuç doğurur.
Kanundaki istisnalar dışında mühlet süresince borçlu hakkında yeni takip başlatılamaması ve başlamış takiplerin devam ettirilememesi kuralı bulunmaktadır.
Bu koruma borcun ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Alacaklı konkordato süreci içinde alacağını kanunun belirlediği yöntemlerle takip etmeye devam eder.
Rehinli Alacaklar
Rehinle teminat altına alınmış alacakların konkordato sürecindeki durumu diğer alacaklardan farklıdır.
Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip bakımından kanun özel hükümler getirmiştir.
Takip başlatılabilmesi veya devam ettirilebilmesi mümkün olsa dahi muhafaza tedbiri ve satış bakımından mühlet içinde özel sınırlamalar söz konusu olabilir.
Rehinle karşılanmayan kısım ayrıca değerlendirilmelidir.
İşçi ve Diğer İmtiyazlı Alacaklar
İşçi alacakları ve kanunda imtiyazlı kabul edilen bazı alacaklar konkordato bakımından özel statüye sahiptir.
Bütün alacakların konkordato projesinden aynı şekilde etkileneceği varsayılmamalıdır.
Konkordatonun Devam Eden Sözleşmelere Etkisi
Konkordato başvurusu şirketin bütün sözleşmelerini kendiliğinden sona erdirmez.
Şirket faaliyetinin devamı bakımından önem taşıyan sözleşmeler hakkında İcra ve İflas Kanunu koruyucu hükümler içermektedir.
Yalnızca konkordato talebinde bulunulmasını sözleşmenin otomatik sona erme nedeni yapan hükümler kanuni sınırlamalar çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Alacakların Konkordato Dosyasına Bildirilmesi
Komiser tarafından yapılacak ilan sonrasında alacaklıların alacaklarını kanunda öngörülen süre ve yöntemle bildirmesi gerekir.
Sözleşmeler, faturalar, senetler, banka kayıtları, mahkeme kararları ve diğer belgeler alacağın dayanağı olarak sunulabilir.
Alacağın şirket muhasebesinde kayıtlı olması her durumda alacaklının konkordato dosyasındaki işlemleri takip etme ihtiyacını ortadan kaldırmaz.
Çekişmeli Alacaklar
Borçlunun kabul etmediği veya miktarı konusunda uyuşmazlık bulunan talepler çekişmeli alacak niteliğinde olabilir.
Çekişmeli alacağın konkordato nisabında dikkate alınıp alınmayacağı ve alacaklının ayrı dava hakları özel hükümlere tabidir.
Alacaklılar Toplantısı
Konkordato projesi alacaklıların değerlendirmesine sunulur.
Alacaklının yalnızca teklif edilen ödeme yüzdesine bakması yeterli değildir.
Ödeme vadeleri, teminatlar, borçlunun gelecekte gelir yaratma ihtimali, projenin finansman kaynağı ve iflas hâlinde elde edilebilecek muhtemel tahsilat birlikte değerlendirilmelidir.
Konkordatonun Kabulü İçin Çoğunluk
Konkordato projesinin kabulünde İcra ve İflas Kanunu alacaklı sayısı ve alacak tutarına dayalı çoğunluk sistemi öngörmektedir.
Hangi alacakların hesaba katılacağı ve hangi kişilerin oylamada dikkate alınmayacağı ayrıca belirlenmelidir.
Nisap hesabındaki hata tasdik sürecini doğrudan etkileyebilir.
Konkordatonun Tasdiki
Alacaklıların konkordato projesini kabul etmesi tek başına yeterli değildir.
Mahkemenin konkordatoyu tasdik etmesi gerekir.
Mahkeme kanunda düzenlenen tasdik şartlarını ayrıca inceler.
Teklif edilen tutarın borçlunun iflası hâlinde alacaklıların muhtemelen elde edeceği miktara göre durumu, kaynakların yeterliliği, gerekli çoğunluğun sağlanması ve yargılama giderleri gibi şartlar değerlendirilebilir.
Konkordatonun Tasdikinden Sonra
Tasdik edilen konkordato kanunun öngördüğü alacaklılar bakımından bağlayıcı sonuç doğurur.
Borçlu tasdik edilen projedeki vadeler ve diğer şartlara uymak zorundadır.
Konkordatonun tasdik edilmiş olması borçlunun ödeme koşullarını sonradan tek taraflı değiştirebileceği anlamına gelmez.
Konkordato Şartlarına Uyulmaması
Borçlunun tasdik edilmiş konkordato şartlarını yerine getirmemesi hâlinde kanunda belirtilen şartlarla konkordatonun ilgili alacaklı bakımından veya tamamen feshi gündeme gelebilir.
Hangi başvuru yolunun kullanılacağı ihlalin ve konkordato kararının niteliğine göre belirlenir.
Konkordatonun Başarısız Olması ve İflas Riski
İflasa tabi borçlu bakımından konkordatonun başarı ihtimalinin ortadan kalkması veya kanunda düzenlenen diğer şartların oluşması hâlinde mahkemenin iflas kararı vermesi gündeme gelebilir.
Bu nedenle konkordatonun başarısız olması hâlindeki sonuçlar başvuru yapılmadan önce de hesaplanmalıdır.
Alacaklı Bakımından Konkordato
Konkordato sürecinde alacaklı pasif kalmamalıdır.
Alacaklı;
alacağını zamanında bildirmeli,
kaydedilen tutarı kontrol etmeli,
teminatlarının hukuki durumunu değerlendirmeli,
borçlunun mali verilerini incelemeli,
konkordato teklifini iflas alternatifiyle karşılaştırmalı,
oylama sürecini takip etmeli
ve gerekli hukuki başvuruları süresinde yapmalıdır.
Konkordato ve Kefiller
Borçlunun konkordato talep etmesi kefil, müşterek borçlu veya başka teminat veren üçüncü kişilerin hukuki durumunu her durumda aynı şekilde değiştirmez.
Konkordatonun kefillere ve diğer teminat verenlere etkisi ilgili kanun ve sözleşme hükümlerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Konkordato Dışında Borçların Yeniden Yapılandırılması
Her mali sıkıntıda konkordato başvurusu yapılması gerekli veya doğru değildir.
Şirketin mali yapısına göre mahkeme dışı yeniden yapılandırma tercih edilebilir.
Alacaklılarla yeni ödeme vadeleri kararlaştırılması, ödeme protokolleri, banka kredilerinin yeniden yapılandırılması, yeni sermaye konulması, yatırımcı alınması, varlık satışı veya operasyonel küçülme gibi yöntemler kullanılabilir.
Burada esas soru borcun ertelenip ertelenemeyeceği değil, şirketin yeni ödeme planını gerçekten yerine getirip getiremeyeceğidir.
Ödeme ve Yapılandırma Protokolleri
Yeniden yapılandırma protokolünde yalnızca yeni taksit tarihleri bulunmamalıdır.
Ana para, faiz, teminatlar, ödeme tarihleri, bir taksidin ödenmemesinin sonuçları, mevcut takip ve davalar, feragatler, borcun muaccel hâle gelmesi ve masraflar açıkça düzenlenmelidir.
Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğu
Şirketin ödeme güçlüğüne girmesi yönetim organlarının hukuki yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
Sermaye kaybı, borca batıklık, şirket malvarlığının korunması ve alacaklıların zararına işlemler Türk Ticaret Kanunu ve İcra ve İflas Kanunu yönünden ayrıca değerlendirilmelidir.
Mali sıkıntı içindeki şirketin malvarlığının ortaklara veya ilişkili kişilere aktarılması ileride yönetici sorumluluğu veya tasarrufun iptali uyuşmazlığına yol açabilir.
Konkordato Dosyasında Çalışma Yöntemi
Borçlu şirket bakımından öncelikle gerçek mali ve hukuki durum ortaya konulur.
Alacaklılar, rehinli ve imtiyazlı alacaklar, dava ve icra dosyaları, önemli sözleşmeler, finansman ihtiyacı ve konkordato teklifinin kaynağı belirlenir.
Finansal raporların konkordato ön projesiyle uyumu kontrol edilir.
Alacaklı bakımından ise alacağın niteliği, teminatlar, konkordato teklifi, oy hakkı, iflas alternatifi ve gerçek tahsil ihtimali değerlendirilir.
Konkordato hukuki dilekçeyle başlayan ancak finansal gerçeklikle ayakta kalan bir süreçtir.
Konkordato ve Yeniden Yapılandırma Kapsamındaki Çalışmalar
Mutluer Hukuk Bürosu;
konkordato öncesi hukuki durum analizi, konkordato başvurusu, konkordato ön projesinin hukuki yapısı, geçici ve kesin mühlet süreçleri, komiser işlemleri, alacak bildirimleri, çekişmeli alacaklar, rehinli ve imtiyazlı alacaklar, alacaklılar toplantısı, konkordato oylaması, tasdik, konkordatonun feshi, borçlu ve alacaklıların temsili, iflas riskinin değerlendirilmesi, ödeme protokolleri ve mahkeme dışı yeniden yapılandırmalar alanlarında hukuki danışmanlık ve temsil hizmeti vermektedir.
Son güncelleme: 6 Eylül 2026
Mutluer Hukuk Bürosu
Avukat Arabulucu Enver Alper Mutluer
Şişli – İstanbul