Bilişim, İnternet ve Elektronik Ticaret Hukuku

Bilişim, internet ve elektronik ticaret hukuku; internet siteleri, mobil uygulamalar, çevrim içi platformlar, elektronik sözleşmeler, yazılım ve bulut hizmetleri, dijital içerikler, internet yayınları, sosyal medya, alan adları, elektronik deliller, e-ticaret faaliyetleri ve siber güvenlikle bağlantılı hukuki ilişkileri kapsar.

Bu alan tek bir kanundan oluşmaz.

Faaliyetin niteliğine göre;

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun,

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun,

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun,

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu,

7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu,

Türk Borçlar Kanunu,

Türk Ticaret Kanunu,

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu,

Sınai Mülkiyet Kanunu

ve Türk Ceza Kanunu hükümleri birlikte uygulanabilir.

Bir internet girişimi aynı anda sözleşme, e-ticaret, tüketici, kişisel veri, fikrî mülkiyet, reklam, bilişim suçu ve siber güvenlik sonucu doğurabilir.

Elektronik Ticaret Hukuku

Elektronik Ticaret Nedir?

Elektronik ticaret, fiziksel olarak karşı karşıya gelmeksizin elektronik ortamda gerçekleştirilen iktisadi ve ticari faaliyetleri kapsar.

İşletmenin;

kendi internet sitesinden ürün satması,

mobil uygulama üzerinden hizmet sunması,

pazaryerinde mağaza işletmesi,

çevrim içi abonelik sunması,

dijital ürün veya yazılım satması

faaliyetin niteliğine göre elektronik ticaret hükümlerinin uygulanmasını gerektirebilir.

B2C ve B2B Ayrımı

İnternet üzerinden yapılan her satış tüketici işlemi değildir.

Alıcı ticari veya mesleki olmayan amaçla hareket ediyorsa tüketici hukuku uygulanabilir.

Alıcı bir işletme veya tacir ve işlem ticari faaliyet amacıyla yapılıyorsa Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri ön plana çıkabilir.

Elektronik ticaret işletmesinin müşterisinin hukuki sıfatına göre farklı sözleşme ve bilgilendirme sistemleri kullanması gerekebilir.

Elektronik Ticaret Hizmet Sağlayıcı ve Aracı Hizmet Sağlayıcı

Kendi elektronik ticaret ortamında mal veya hizmet sunan işletme ile üçüncü kişilerin mal veya hizmet sunmasına aracılık eden pazaryeri aynı hukuki konumda değildir.

Elektronik ticaret hizmet sağlayıcı ve elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcıların;

bilgilendirme,

aracılık sözleşmesi,

veri kullanımı,

ödeme,

hukuka aykırı içerik,

ticari uygulamalar,

ölçeğe bağlı ek yükümlülükler

bakımından farklı sorumlulukları bulunmaktadır.

İşletmenin gerçek faaliyeti belirlenmeden doğru mevzuat uyum sistemi kurulamaz.

E-Ticaret Sitesinin Hukuki Altyapısı

Kurumsal ve İletişim Bilgileri

Elektronik ticaret yapan işletmenin müşterinin kiminle işlem yaptığını açıkça anlayabilmesini sağlaması gerekir.

Faaliyetin yapısına göre;

ticaret unvanı,

adres,

MERSİS veya ilgili kayıt bilgileri,

iletişim bilgileri,

elektronik posta ve varsa KEP bilgileri,

satıcı veya sağlayıcıya ilişkin diğer zorunlu bilgiler

elektronik ticaret ortamında erişilebilir şekilde bulunmalıdır.

Sosyal medya hesabı üzerinden satış yapılması, satıcının tüketici veya elektronik ticaret mevzuatından doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.

İşlem Rehberi

Elektronik ticaret sitesinde sözleşmenin kurulması için izlenecek teknik aşamalar, sözleşmenin saklanıp saklanmayacağı, kullanıcının sözleşmeye sonradan erişip erişemeyeceği ve veri giriş hatalarının nasıl düzeltileceği mevzuat kapsamında açıklanmalıdır.

Sipariş sistemi tüketicinin farkında olmadan ödeme yükümlülüğü altına girmesine yol açacak şekilde tasarlanmamalıdır.

Kullanım ve Üyelik Koşulları

Üyelik sistemi bulunan internet sitesi veya mobil uygulamada;

hesap açılması,

kullanım kuralları,

yasak faaliyetler,

hesabın askıya alınması,

hesabın kapatılması,

içeriklerin kullanımı,

sözleşmenin sona ermesi

açık şekilde düzenlenebilir.

Tüketici kullanıcıya uygulanan standart koşullar ayrıca haksız şart denetimine tabidir.

Mesafeli Satış Altyapısı

Tüketicilere internet üzerinden satış yapan işletmenin ön bilgilendirme, mesafeli satış sözleşmesi, cayma, iade, teslim ve müşteri başvurusu süreçlerini güncel mevzuata göre kurması gerekir.

Hukuki metinlerin internet sitesine yüklenmiş olması tek başına uyum sağlamaz.

Sepet, ödeme, teslim, iade ve müşteri hizmetleri süreçlerinin de yayımlanan metinle aynı biçimde çalışması gerekir.

ETBİS

ETBİS Kayıt Yükümlülüğü

Kendisine ait elektronik ticaret ortamında faaliyet gösteren elektronik ticaret hizmet sağlayıcılar ve elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılar, mevzuattaki koşullara göre Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi – ETBİS kayıt ve bildirim yükümlülüğüne tabi olabilir.

Yurt dışındaki elektronik ticaret ortamları üzerinden faaliyet gösteren Türkiye’de yerleşik işletmeler bakımından ayrıca sınır ötesi elektronik ticaret bildirimleri gündeme gelebilir.

Türkiye’deki Pazaryerlerinde Satış Yapan Satıcı

Yalnızca Türkiye’de yerleşik elektronik ticaret pazaryerleri üzerinden satış yapan satıcıların kendi adına ayrıca ETBİS kayıt ve bildirim yükümlülüğü bulunmayabilir.

Ancak aynı satıcı kendi internet sitesini de işletiyorsa kendi elektronik ticaret ortamı bakımından ETBİS yükümlülüğü ayrıca değerlendirilmelidir.

Yurt dışındaki platformlar üzerinden yapılan satışlarda farklı kayıt ve bildirim yükümlülükleri bulunmaktadır.

ETBİS Karekod

ETBİS karekod uygulaması sona ermiştir.

Eylül 2026 itibarıyla yeni ETBİS karekodu oluşturulamamaktadır.

Dolayısıyla eski internet kaynaklarındaki “e-ticaret sitesinde ETBİS karekodu bulunması zorunludur” bilgisi güncel değildir.

ETBİS’e kayıtlı olmak da devletin ilgili e-ticaret sitesine ticari güvence verdiği veya bütün işlemlerinin hukuka uygun olduğunu onayladığı anlamına gelmez.

Elektronik Ticaret Pazaryerleri

Pazaryeri ile Satıcı Arasındaki Aracılık Sözleşmesi

Pazaryeri ile satıcı arasındaki ilişki elektronik ticaret işletmesinin gelir ve satış kanallarını doğrudan etkileyebilir.

Aracılık sözleşmesinde;

komisyon,

ödeme vadeleri,

ürün listeleme,

kampanyalar,

reklam,

iadeler,

hesap askıya alma,

hizmetin sınırlandırılması,

veri kullanımı,

fesih

ve uyuşmazlık çözümü

ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir.

Haksız Ticari Uygulamalar

Elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcının satıcının ticari faaliyetlerini önemli ölçüde bozan, makul karar verme yeteneğini azaltan veya belirli bir karara zorlayan uygulamaları kanunun şartları altında haksız ticari uygulama oluşturabilir.

Ödemelerin haklı sebep olmaksızın geciktirilmesi,

sözleşmede bulunmayan bedellerin sonradan tahsil edilmesi,

hizmetin gerekçesiz sınırlandırılması,

satıcı bilgilerinin hukuka aykırı şekilde kullanılmasının

somut olayın özelliklerine göre incelenmesi gerekebilir.

Platform Verisinin Kullanılması

Elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcının aracılık faaliyeti sırasında elde ettiği verileri kendi ticari faaliyetlerinde kullanma imkânı 6563 sayılı Kanundaki özel sınırlamalara tabidir.

Bu veriler aynı zamanda kişisel veri veya ticari sır niteliği taşıyabilir.

Platform ile satıcı arasındaki veri kullanım hükümleri aracılık sözleşmesinde ayrıca incelenmelidir.

Fikrî Mülkiyet İhlalleri

Pazaryerinde satışa sunulan ürünün başkasının marka, tasarım veya telif hakkını ihlal ettiği iddiası hem satıcı hem platform bakımından özel süreçleri gündeme getirebilir.

Hak sahibinin mevzuata uygun başvurusu üzerine aracı hizmet sağlayıcının ilgili bildirim mekanizmasını işletmesi gerekebilir.

Bunun yanında gerçeğe aykırı fikrî mülkiyet şikâyeti yoluyla satıcının ticari faaliyetinin engellenmesi de hukuki sorumluluk doğurabilir.

2026 E-Ticaret Ölçek Eşikleri

Ölçeğe Bağlı Ek Yükümlülükler

6563 sayılı Kanun bazı elektronik ticaret yükümlülüklerini işletmenin net işlem hacmi ve işlem sayısına bağlamaktadır.

Eylül 2026 itibarıyla bu eşikler Bakanlık tarafından güncellenmiştir.

2025 yılı elektronik ticaret hacmindeki yıllık değişim oranı %48,07 olarak açıklanmış ve Kanunun ilgili eşik değerleri buna göre artırılmıştır.

İşletmenin;

reklam,

promosyon,

veri kullanımı,

faaliyet alanı,

elektronik ticaret lisansı

ve diğer ek yükümlülüklere tabi olup olmadığı belirlenirken güncel eşikler esas alınmalıdır.

Geçmiş yıllardaki nominal rakamlar üzerinden değerlendirme yapılmamalıdır.

Elektronik Ticaret Lisansı

Belirli net işlem hacmi ve işlem sayısının üzerinde bulunan elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılar ile kanunun kapsadığı belirli elektronik ticaret hizmet sağlayıcılar için elektronik ticaret lisansı yükümlülüğü doğabilir.

Her e-ticaret yapan şirketin lisans alması gerektiği şeklindeki genel ifade doğru değildir.

İşletmenin grup yapısı, net işlem hacmi, işlem sayısı ve kanundaki istisnalar birlikte değerlendirilmelidir.

Ticari Elektronik İleti ve İYS

Ticari SMS ve E-Postalar

Reklam, kampanya, promosyon ve tanıtım amacıyla gönderilen elektronik iletiler 6563 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümlerine tabidir.

Alıcının tüketici veya tacir/esnaf sıfatı ve iletinin niteliğine göre onay sistemi farklılaşabilir.

Onayın usulüne uygun alınması ve ispatlanabilir şekilde saklanması gerekir.

Bir kişinin geçmişte işletmenin müşterisi olması kendisine süresiz biçimde her konuda reklam mesajı gönderilebileceği anlamına gelmez.

Ret Hakkı

Alıcı ticari elektronik ileti almaktan vazgeçebilir.

Ret bildiriminin ardından işletmenin mevzuattaki süre ve usule uygun davranması gerekir.

Tüketicinin ret kaydı bulunmasına rağmen farklı listeler veya farklı sistemlerden reklam gönderilmeye devam edilmesi hukuki ve idari risk doğurabilir.

İleti Yönetim Sistemi

İYS, ticari elektronik ileti onay ve ret kayıtlarının yönetilmesinde kullanılan sistemdir.

İşletmenin kendi pazarlama veri tabanı ile İYS kayıtları arasında uyum bulunmalıdır.

İYS’de teknik bir kayıt bulunması, onayın hukuken geçerli biçimde alındığını tek başına ispatlamayabilir.

Onayın hangi yöntem ve hukuki ilişki kapsamında alındığı önem taşır.

Dijital Reklamcılık

1 Ağustos 2026 Sonrası Reklam Sistemi

Eylül 2026 itibarıyla hedefli reklamcılık, sosyal medya etkileyicileri, yapay zekâ destekli reklamlar, indirimli satışlar ve çocuklara yönelik reklamlar bakımından yeni reklam kuralları yürürlüktedir.

Elektronik ticaret işletmelerinin reklam kampanyalarını yalnızca pazarlama departmanının ticari tercihi olarak görmemesi gerekir.

Reklam veren, ajans, platform ve sosyal medya etkileyicisinin rollerine göre farklı hukuki sorumluluklar ortaya çıkabilir.

Hedefli Reklam

Çevrim içi davranışları ve kişisel verileri analiz edilerek tüketiciye hedefli reklam gösteriliyorsa reklamın hangi temel kriterlerle kişiye sunulduğuna ve bu kriterlerin nasıl değiştirilebileceğine ilişkin bilgi açık ve erişilebilir olmalıdır.

Çocuklara kişisel verilere dayalı profilleme yoluyla hedefli reklam yapılamaz.

Influencer Reklamları

Sosyal medya etkileyicisinin herhangi bir menfaat karşılığında gerçekleştirdiği ticari tanıtımda reklam ilişkisinin tüketiciden gizlenmemesi gerekir.

Reklam, iş birliği, sponsorlu içerik veya tanıtım gibi uygun ifadeler paylaşımın reklam niteliğini açıkça ortaya koymalıdır.

İşletmenin influencera “reklam olduğunu söyleme” yönünde talimat vermesi hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Yapay Zekâ Reklamları

Yapay zekâ teknolojileriyle hazırlanan reklamların tüketiciyi gerçeklik konusunda yanıltmaması gerekir.

Gerçek kişi görüntüsüne veya davranışına çok benzeyen yapay içerikler, sentetik karakterler ve yapay zekâ ile oluşturulan tanıtımlar güncel reklam şeffaflığı hükümleri bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Yapay zekâ kullanılmış olması reklam verenin doğruluk ve ispat yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.

Elektronik Sözleşmeler

Elektronik Ortamda Sözleşme Kurulması

Türk hukukunda her sözleşmenin kâğıda yazılıp ıslak imzayla imzalanması zorunlu değildir.

Kanunun özel şekil şartı aramadığı sözleşmeler;

internet sitesi,

mobil uygulama,

e-posta,

elektronik sipariş

ve başka elektronik yöntemlerle teklif ve kabul yoluyla kurulabilir.

Bununla birlikte kanunun resmî veya özel şekil aradığı işlemlerde elektronik sistemin bu şekil şartını karşılayıp karşılamadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Güvenli Elektronik İmza

5070 sayılı Elektronik İmza Kanununda tanımlanan güvenli elektronik imza, kanundaki istisnalar saklı olmak üzere elle atılan imzayla aynı hukuki sonucu doğurur.

Ekrana çizilen imza görüntüsü, basit SMS kodu veya taranmış imza görüntüsü her durumda güvenli elektronik imza değildir.

İşlemin gerektirdiği hukuki şekil ile kullanılan elektronik doğrulama yönteminin niteliği birbirinden ayrılmalıdır.

Elektronik Deliller

Dijital Kayıtların İspat Değeri

E-posta,

KEP,

mesajlaşmalar,

sistem logları,

IP ve port bilgileri,

sipariş kayıtları,

elektronik faturalar,

elektronik imzalar,

sunucu kayıtları

uyuşmazlıklarda delil niteliği taşıyabilir.

Ancak bir ekran görüntüsünün mevcut olması kaydın her durumda değiştirilemez, gerçek ve kesin delil olduğu anlamına gelmez.

Verinin kaynağı, bütünlüğü, tarih ve zaman bilgileri, hesap veya cihazla bağlantısı ve hukuka uygun elde edilip edilmediği ayrıca incelenmelidir.

Yazılım ve Teknoloji Sözleşmeleri

Yazılım Geliştirme Sözleşmesi

Yazılım geliştirme sözleşmesinde yalnızca yapılacak yazılımın genel adı bulunmamalıdır.

Projenin;

fonksiyonları,

teslim aşamaları,

test ve kabul kriterleri,

hata seviyeleri,

bakım,

güncelleme,

kaynak kod,

fikrî haklar,

veri aktarımı,

entegrasyon,

siber güvenlik

ve sona erme sistemi

ayrıntılı biçimde düzenlenebilir.

Kaynak Kod ve Fikrî Haklar

Yazılım geliştirme ücretinin ödenmesi kaynak kodun ve bütün fikrî hakların kendiliğinden müşteriye geçtiği anlamına gelmeyebilir.

Mali hakların devri veya lisanslanması Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun şekil ve kapsam hükümlerine göre düzenlenmelidir.

Kaynak kodun teslimi, kod deposunun yönetimi ve sözleşme sona erdiğinde erişimin nasıl sağlanacağı ayrıca kararlaştırılmalıdır.

SaaS ve Bulut Sözleşmeleri

Bulut ve SaaS hizmetlerinde;

sistem erişilebilirliği,

hizmet seviyesi,

yedekleme,

veri kaybı,

kişisel veri,

alt hizmet sağlayıcılar,

verinin bulunduğu ülke,

siber güvenlik,

olay bildirimi,

sözleşme sona erdiğinde verinin geri alınması

önem taşır.

Teknoloji sözleşmesinde yalnız sisteme nasıl girileceğinin değil, sözleşme sona erdiğinde sistemden nasıl çıkılacağının da düzenlenmesi gerekir.

İnternet Hukuku ve 5651 Sayılı Kanun

İnternet Aktörlerinin Hukuki Sıfatları

5651 sayılı Kanun;

içerik sağlayıcı,

yer sağlayıcı,

erişim sağlayıcı,

toplu kullanım sağlayıcı

ve sosyal ağ sağlayıcı

gibi farklı aktörleri farklı hukuki konumlarda düzenler.

İnternette hukuka aykırı içeriğin bulunması hâlinde öncelikle içeriği kimin oluşturduğu, kimin barındırdığı ve platformun hangi hukuki sıfatla faaliyet gösterdiği belirlenmelidir.

İnternet Yayınlarında Kişilik Hakları

İnternette yayımlanan haber, yorum, fotoğraf, video ve diğer içerikler kişinin şeref ve itibarı, adı, görüntüsü veya diğer kişilik değerlerine hukuka aykırı şekilde müdahale edebilir.

Ancak Eylül 2026 itibarıyla önemli bir hukuki ayrım vardır:

5651 sayılı Kanunun genel kişilik hakkı ihlaline ilişkin eski 9. maddesindeki başvuru sistemi yürürlükte değildir.

Bu nedenle internette hâlen bulunan eski makalelerdeki “5651 m.9 uyarınca doğrudan sulh ceza hâkimliğinden içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi istenir” anlatımı güncel hukuk olarak kullanılmamalıdır.

Genel kişilik hakkı ihlalinde somut olayın niteliğine göre;

Türk Medeni Kanunu m.24 ve m.25,

Türk Borçlar Kanunu,

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki geçici hukuki korumalar,

platform veya içerik sağlayıcı nezdindeki başvurular,

ceza hukuku

ve varsa başka özel düzenlemeler

birlikte değerlendirilmelidir.

İçeriğin hukuka aykırılığı incelenirken kişilik haklarının korunması ile ifade ve basın özgürlüğü arasında somut olay bakımından denge kurulmalıdır.

Özel Hayatın Gizliliği – 5651 m.9/A

Özel Hayat İhlalinde Başvuru

Genel kişilik hakkı ihlali ile özel hayatın gizliliğinin ihlali aynı hukuki başvuru sistemine tabi değildir.

İnternet ortamındaki yayın nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini ileri süren kişi, 5651 sayılı Kanun m.9/A uyarınca Siber Güvenlik Başkanlığına doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir.

Başvuruda;

ihlale neden olan yayının tam URL adresi,

özel hayatın hangi yönlerden ihlal edildiğinin açıklanması,

başvuranın kimliğini doğrulayacak bilgiler

bulunmalıdır.

Bu bilgilerin eksik olması hâlinde talep işleme alınmaz.

Tedbirin Uygulanması

Siber Güvenlik Başkanlığı kendisine gelen talebi uygulanmak üzere derhâl Erişim Sağlayıcıları Birliğine bildirir.

Erişim sağlayıcılar tedbir talebini derhâl ve en geç dört saat içinde yerine getirir.

Tedbir, kural olarak ihlale konu yayın, kısım, bölüm, resim veya video gibi içeriğin bulunduğu URL’ye erişimin engellenmesi yoluyla uygulanır.

Hâkim Kararı İçin 24 ve 48 Saatlik Süre

Başvuruda bulunan kişi, Siber Güvenlik Başkanlığına yaptığı erişimin engellenmesi talebini başvuru saatinden itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunmak zorundadır.

Hâkim özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini değerlendirerek kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar ve doğrudan Siber Güvenlik Başkanlığına gönderir.

Bu süre içinde karar verilmemesi hâlinde geçici erişimin engellenmesi tedbiri kendiliğinden kalkar.

Kanunda gecikmesinde sakınca bulunan özel hâller bakımından ayrıca özel idari tedbir sistemi bulunmaktadır.

Siber Güvenlik Başkanlığının 5651 Kapsamındaki Rolü

Eylül 2026 itibarıyla 5651 sayılı Kanunun çeşitli hükümlerinde daha önce Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna verilen belirli görev ve yetkiler Siber Güvenlik Başkanlığına devredilmiştir.

Bu nedenle eski internet kaynaklarındaki bütün BTK veya eski kurumsal başvuru yönlendirmeleri güncel kabul edilmemelidir.

Yeni ikincil düzenlemeler oluşturulana kadar devredilen görev ve yetkiler bakımından mevcut ikincil düzenlemelerin uygulanmasına devam edilmesine yönelik geçiş sistemi bulunmaktadır.

Suç Oluşturan İnternet Yayınları

5651 m.8 Kapsamındaki İçerikler

5651 sayılı Kanunun 8. maddesi belirli suçlara ilişkin yayınlar bakımından özel içerik çıkarma veya erişim engelleme mekanizması öngörür.

Çocukların cinsel istismarı, müstehcenlik, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma ve kanunda sayılan başka katalog suçlar bu kapsamda değerlendirilebilir.

Bir içeriğin kişiyi rahatsız etmesi veya itibarını zedelemesi ile m.8 kapsamında suç oluşturması aynı hukuki durum değildir.

Başvuru mekanizması ihlalin hukuki niteliğine göre belirlenmelidir.

Sosyal Ağ Sağlayıcıları

Sosyal Ağların Mevcut Yükümlülükleri

Türkiye’den belirli günlük erişim sayılarına sahip sosyal ağ sağlayıcılar;

Türkiye’de temsil,

başvuruların cevaplandırılması,

raporlama,

reklam,

veri,

adli veya idari kararların uygulanması

bakımından 5651 sayılı Kanundaki özel yükümlülüklere tabi olabilir.

Yükümlülüklerin kapsamı platformun Türkiye’deki erişim ölçeğine göre değişebilir.

15 Yaş Altına İlişkin Yeni Sistem – Henüz Yürürlükte Değildir

Eylül 2026 itibarıyla özellikle yürürlük tarihi ayrımı yapılmalıdır.

Sosyal ağ sağlayıcıların on beş yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunmasını engellemeye, yaş doğrulama mekanizmaları oluşturmasına ve çocuklara özgü koruma sistemleri kurmasına ilişkin yeni hükümler kabul edilmiş olmakla birlikte bu hükümler 1 Kasım 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Dolayısıyla 6 Eylül 2026 itibarıyla bu düzenlemeler bugünün yürürlükteki yükümlülüğüymüş gibi uygulanmamalıdır.

1 Kasım 2026 Sonrasında Öngörülen Başlıca Yükümlülükler

Yeni hükümler yürürlüğe girdiğinde sosyal ağ sağlayıcılar açısından;

yaş doğrulama tedbirleri,

on beş yaşından küçük çocuklara hizmet sunulmaması,

çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet,

ebeveyn kontrol araçları,

kullanım sürelerini takip ve sınırlandırma araçları,

çocukların ücretli işlemlerinin kontrolü

gibi yükümlülükler gündeme gelecektir.

Bu bölüm 1 Kasım 2026 sonrasında yürürlük durumu ve ikincil düzenlemeler yeniden kontrol edilerek güncellenmelidir.

Oyun Platformları

Yeni Oyun Platformu Sistemi

Oyun platformlarına ilişkin yeni yasal düzenlemeler de kabul edilmiştir.

Oyunların yaş kriterlerine göre derecelendirilmesi, belirli yabancı oyun platformlarının Türkiye’de temsilci belirlemesi ve ebeveyn kontrol sistemlerine ilişkin hükümler 1 Kasım 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Eylül 2026 itibarıyla henüz yürürlüğe girmemiş bu hükümler mevcut şirketlere bugün uygulanıyormuş gibi gösterilmemelidir.

Siber Güvenlik Hukuku

Siber Güvenlik Kanunu

7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu, siber güvenlik alanında kamu kurumları ve özel sektör açısından yeni hukuki çerçeve oluşturmuştur.

Siber güvenlik yalnızca şirket bilgi işlem biriminin teknik konusu değildir.

İşletmenin faaliyetine ve sistemlerinin niteliğine göre;

siber güvenlik tedbirleri,

olay bildirimi,

yetkili makamlarla iş birliği,

denetim,

kayıtların korunması,

sertifikasyon ve yetkilendirme

gibi yükümlülükler doğabilir.

Her işletmenin aynı siber güvenlik yükümlülüğüne tabi olduğu varsayılmamalıdır.

Faaliyetin kapsamı ve ilgili ikincil düzenlemeler ayrıca değerlendirilmelidir.

Siber Olay Meydana Geldiğinde

Şirket sistemine yetkisiz erişim, fidye yazılımı, veri sızıntısı veya ciddi sistem kesintisi meydana geldiğinde yalnızca sistemi yeniden çalıştırmaya odaklanmak yeterli değildir.

Olayın;

başlangıç zamanı,

etkilenen sistemleri,

etkilenen verileri,

log kayıtları,

kişisel veri ihlali oluşturup oluşturmadığı,

ceza soruşturması gerektirip gerektirmediği,

müşterilere veya sözleşme taraflarına bildirim yükümlülüğü

belirlenmelidir.

Teknik müdahale sırasında daha sonra hukuki delil olabilecek kayıtların yok edilmemesine dikkat edilmelidir.

Bilişim Suçları

Yetkisiz Erişim ve Sistemlere Müdahale

Bilişim sistemine hukuka aykırı girme, sistemin işleyişini engelleme veya bozma, verileri yok etme veya değiştirme Türk Ceza Kanunu kapsamında ceza sorumluluğu doğurabilir.

Şirket açısından aynı olay;

ceza soruşturması,

kişisel veri ihlali,

ticari sır ihlali,

müşterilere karşı sözleşmesel sorumluluk

ve siber güvenlik yükümlülüklerini

aynı anda gündeme getirebilir.

Çalışanların Sistemlere Erişimi

Çalışanın görevi sırasında şirketin müşteri listelerine, ticari sırlarına veya sistemlerine erişmesi sınırsız kullanma hakkı sağlamaz.

İş ilişkisinin sona ermesinde;

kullanıcı hesaplarının kapatılması,

şifre ve anahtarların geri alınması,

şirket cihazlarının teslimi,

uzaktan erişimlerin sonlandırılması

gereklidir.

Eski çalışanın şirket sistemlerine yetkisiz erişimi iş, ceza, bilişim ve ticari sır hukuku bakımından farklı sonuçlar doğurabilir.

Kişisel Veriler ve İnternet

KVKK ile Bağlantı

İnternet sitesi veya mobil uygulamada;

üyelik,

sipariş,

çerez,

analitik,

reklam,

ödeme,

konum,

müşteri hizmetleri

ve diğer süreçler sırasında kişisel veri işlenebilir.

Elektronik ticaret mevzuatına uygun faaliyet gösterilmesi, işletmenin kişisel veriler mevzuatına da otomatik olarak uyduğu anlamına gelmez.

Kişisel verinin hukuki işleme sebebi, aydınlatma, saklama, güvenlik ve yurt dışı aktarım gibi hususlar ayrıca incelenmelidir.

Alan Adları ve Dijital Varlıklar

Alan Adı Uyuşmazlıkları

Alan adının başka kişinin markası, ticaret unvanı veya kişilik hakkıyla çatışması uyuşmazlık yaratabilir.

.tr alan adlarında TRABİS sistemi ve ilgili uyuşmazlık çözüm mekanizmaları dikkate alınmalıdır.

Alan adını ilk kaydeden kişinin her durumda üstün marka veya ticaret unvanı hakkına sahip olduğu söylenemez.

Sosyal Medya ve Platform Hesaplarının Sahipliği

Şirketlerin sosyal medya hesapları, uygulama mağazası hesapları, pazaryeri mağazaları ve alan adları ekonomik değeri bulunan dijital varlıklardır.

Hesabın çalışan veya ajans adına açılmış olması, şifrelerin yalnızca üçüncü kişide bulunması veya hesap sahipliğinin sözleşmede düzenlenmemesi ciddi ticari risk yaratabilir.

Ajans, yazılım şirketi veya çalışanla ilişki sona erdiğinde hesapların ve dijital varlıkların kime ait olduğu sözleşmede açık biçimde belirlenmelidir.

E-Ticaret Uyum Yönetimi

Hukuki Uyum Yalnızca Metin Yayınlamak Değildir

İnternet sitesinde;

mesafeli satış sözleşmesi,

ön bilgilendirme formu,

kullanım koşulları,

KVKK metni,

çerez politikası,

iade politikası

bulunması tek başına hukuki uyum anlamına gelmez.

Gerçek sistemin de yayımlanan hukuki belgelerle aynı şekilde çalışması gerekir.

Örneğin sitede “14 gün içinde cayabilirsiniz” yazarken müşteri hizmetlerinin bu hakkı reddetmesi işletmeyi uyumlu hâle getirmez.

Benzer biçimde kişisel veri metninde yurt dışına aktarım yapılmadığı yazarken kullanılan bulut veya reklam sisteminde yurt dışı aktarımı bulunması hukuki metin ile gerçek operasyon arasında uyumsuzluk yaratır.

Elektronik Ticaret Uyum İncelemesi

Elektronik ticaret işletmesinde;

şirket ve internet sitesi bilgileri,

ETBİS yükümlülükleri,

üyelik ve kullanım koşulları,

mesafeli sözleşme süreci,

ödeme ekranları,

cayma ve iade işlemleri,

pazaryeri sözleşmeleri,

ticari elektronik ileti ve İYS,

reklam kampanyaları,

influencer iş birlikleri,

kişisel veri süreçleri,

çerezler,

yazılım ve hosting sözleşmeleri,

fikrî mülkiyet hakları,

siber güvenlik

bir bütün olarak değerlendirilmelidir.

Amaç internet sitesine mümkün olan en uzun hukuki metni koymak değil, işletmenin gerçek dijital faaliyetinin mevzuatla uyumlu şekilde çalışmasını sağlamaktır.

Bilişim, İnternet ve Elektronik Ticaret Hukuku Kapsamındaki Çalışmalar

Mutluer Hukuk Bürosu;

elektronik ticaret sitelerinin hukuki altyapısı, 6563 sayılı Kanuna uyum, ETBİS süreçleri, pazaryeri ve satıcı sözleşmeleri, elektronik ticarette haksız ticari uygulamalar, mesafeli satış sistemleri, ticari elektronik ileti ve İYS, elektronik sözleşmeler, yazılım geliştirme ve lisans sözleşmeleri, SaaS ve bulut sözleşmeleri, elektronik deliller, internet yayınları, kişilik hakları, özel hayatın gizliliğinin korunması, 5651 sayılı Kanun uygulamaları, sosyal ağ mevzuatı, alan adı uyuşmazlıkları, siber güvenlik ve bilişim sistemlerinden kaynaklanan hukuki uyuşmazlıklarda danışmanlık ve temsil hizmeti vermektedir.

Son güncelleme: 6 Eylül 2026

 

Mutluer Hukuk Bürosu
Avukat Arabulucu Enver Alper Mutluer
Şişli – İstanbul

Binlerce Yıllık Türk Devletlerinin Yıkılışından Geleceğin Devlet Aklına: Tarihin Değişmeyen Dersleri